SESİN BÜYÜSÜ
Her şey inançtır,inandığın gerçekliğindir. Programlarımız kelimelere dönüşür.Ağzımızdan çıkan sesler nefesimiz sonucunda inançlarımız ile olaylara dönüşür. Her şey bizde gizli.Ağzımızdan çıkan kelimeler kaderimizdir.Hayatımızdaki korku kalıplarımız inanç kalıplarımız neyse hayatımıza onu çekeriz. Her şey ilahi plandaki yasaya göre işler.Kendimizi kandırabiliriz ama ilahi yasayı asla kandıramayız.Bu yüzden düşüncelerimiz duygulara,duygular davranışlarımıza dönüşür.Bu yüzden dışarının değişmesini beklememeliyiz. Başınıza her ne geldiyse kendi ellerinizle işlediklerinizden geldi der.Yani her şey dönüşümdür.İnsanlar ihtiyacı var sanıyorlar kişisel gelişim kurslarına gidiyor.Sonra bir şey değişmiyor ya da değişmedi diye yakınıyorlar.Burada amaç gelişmek değil dönüşmektir. Her şey önce içimizde başlar sonra da dönüşüm inancımıza göre kelimeler vasıtasıyla gelişir.Aldığımız eğitimlerden sonraki kullanılan olumlamalar araçtır.Amaç yani niyet öz değişmemişse kelimelerle dönüşüm olması beklemek acizliktir.
Hayatta en önemli şey önce saflıktır.Yani saf madde olmaktır.Kendi özünü bulamayan öznesini tanıyamaz.Özne tanınmadan özet yaşanır. Her şeyin özünü yaşamakla özetini yaşamak çok farklıdır.Biyolojik sistemimiz inancımıza göre şekillenir.Hücrelerimizin atış sayısından epi genetik bilgi aktarımına kadar her şey hayatımızda inancımıza göre şekillenir.İnançlarımız da kelimelere dönüşür.O yüzden imkan değil iman çok önemlidir.İmanın özü kendini ve yaradanı tanımaktır.Sistemi bilmektir.Sistem az kelimeyle çalışır.Olumlu yasayla çalışır.Yaradan bizi o kadar seviyor ki bizden çıkan her kelimeyi olumlu algılar ve sistem hesabına yazılır.
Evrende herşey ses frekansı ile çalışılır.İnançlarımız düşüncelere,düşüncelerimiz seslere,sesler kelimelere dönüşür.Herşeyin enerjisi farklıdır.Evrende kün sesiyle mümkündür.Varoluşun mucizesi de böyledir.Hayatın tınısı sesinde gizlidir.Kuşaklar boyu değişen bilgi yığınına değil inanç sistemine göre çalışır.Sistem önce inanç ve niyet neticesinde ağzımızdan dökülen kelimeleri kaile alır.Allah bizi çok severek yaratmıştır.Bu yüzden ağzımızdan çıkan her sözün özüne odaklanır sistem.Olumsuz eklere ve anlamlara göre hizmet etmez.Örneğin Allah'ım hastalık verme değil Allah'ım sağlık ver demeliyiz.Çünkü her zaman sistem sadeliği ve olumluyu ister.
NEFİS MERTEBELERİ
Sistemde ilk yaratılan külli akıldır.yani idraktır. Bunun halk edilmesiyle yaratılan nefis oluşmuştur.Ruhun özünün bozularak şekil bulmuş haline nefis denir. Yaradılan nefisin ilk mertebesi emreden nefistir:nefsi emmaredir. Sonra bu nefis bedeni kullanır belli dersler ve sorularla eyvahlamaya başlayınca nefsi levvame oluşur.Nefsi levvamede insanlar yarı ölüdür.Nefsi emmarede ise tam ölü olarak yaşar.O yüzden hadiste ölmeden önce ölünüz der. Hz.Mevlana zamanında bir adam başkaldırmış isyan etmiş adamı arkadaşı kadıya şikayet edecekmiş. Hz.Mevlana'da demiş ki mezar taşı başına düşse gidip kadıya şikayet eder misin?olmaz o insan da aynı onun gibi ruhu ölü o yüzden kadıya şikayet edilmez demiş.Zaman geçtikçe insan yine üst üste sarsılmalar yaşarsa ilham gelir ve levvame mülhimmeye dönüşür,nefsi mülhimme oluşur.Bu aşamada kişi ibadet,riyazet eder,Allah'la alışveriş başlar ve kişi kendini arındırmaya devam eder.Bu aşamayla devam ederken kul kendi acziyetliğini anlar ve mürşitle tanışır.Artık irşat etmeye başlar.Allah'la tatmin olmaya başlar.Bu aşamaya nefsi mutmain denir.Bu mertebe hayvanlıktan insanlığa nefis olarak dönüşümün başladığı andır.Arık cinsiyet kavramı yok olur.Libido görevini tamamlar.Mürşitlik olabilir.Çünkü mürşitliğin cinsiyeti yoktur.O bu aşamada başlar.Kadın kadınlığın üstüne erkek de erkekliğin üstüne çıkar.Aslanlık makamı da denir.Bu aşamadan sonra herşeyden razı olma hali başlar.Buna da nefsi raziye denir.Artık kul şöyle düşünür:Hoştur bana senden gelen lütfun da hoş kahrın da.Bu aşamada olan insanlar razı ve rahatlık haliyle kanseri bile yenebilirler artık.Bu makamdan sonrası ise miraçtır.Kul Allah'a ben senden razıyım,sen de benden razı mısın der.Burada farklı bir pencere açılır,kişinin yüzü açılır yani kalp gözü açılır.Kul artık her şeyi kalbiyle görmeye başlar.Kulluk makamına doğru yaklaşır.Artık kulun kalbinde sonsuz cennet olur.Ve en son bu aşamaya nefsi safiye saf nefis denir.
Yorumlar
Yorum Gönder