BEYİN DİNAMİĞİ
BEYİN DİNAMİĞİ
İnsan dünyaya geldiğinde tek çalışmasını bilmeyen organ beyindir.Üç buçuk milyar yıllık bilgiye sahip olmasına rağmen her şey silinmiş olarak doğar insan.Beynin işi duygu,düşünce ve davranış üretmektir.Üretmenin değerini bilinç düzeyi belirler.Beyin ön bölgesi yani sol tarafı akıl ile yönetilir,beyin orta bölgesi yani sol tarafı duygu ile yönetilir.Beyin dengede iken herhangi bir şey hissedilmez çünkü zihin rahattır ve düşüncelerle dolu değildir.Çünkü önce anne karnında bağlılık ve öz sevgi ile anneden beslenir.O yüzden ilk öğrenmede anneden başlar.
İnsan dünyaya geldiğinde tek çalışmasını bilmeyen organ beyindir.Üç buçuk milyar yıllık bilgiye sahip olmasına rağmen her şey silinmiş olarak doğar insan.Beynin işi duygu,düşünce ve davranış üretmektir.Üretmenin değerini bilinç düzeyi belirler.Beyin ön bölgesi yani sol tarafı akıl ile yönetilir,beyin orta bölgesi yani sol tarafı duygu ile yönetilir.Beyin dengede iken herhangi bir şey hissedilmez çünkü zihin rahattır ve düşüncelerle dolu değildir.Çünkü önce anne karnında bağlılık ve öz sevgi ile anneden beslenir.O yüzden ilk öğrenmede anneden başlar.
0-7 yaş arası %88 öğrenme gerçekleşir.Sonrasında öğrendiklerimiz bu kalıplara göre şekillenir.Beyin yapısı çok karmaşık gibi görünse de aslında öyle değildir.Sol beynimiz dış dünya ile olan algılarımızı yönetir.Beş duyu ile ilgili öğrenmeler burada olur.Sağ beyin ise içsel motivasyon,duygular,yetenekler burada oluşur.Yani iki tarafı eşitleyerek yaşamalıyız. Aslolan mantıkla yaşamak değil,özümüzdeki duygu tesbitini de dengede tutarak yaşamaktır.Sağ tarafı beynin duygu odaklı,sol tarafı ise mantık odaklıdır.Biz hep mantık tarafını kullanmaya zorladığımızdan belli kalıplar oluşturuyor beyin.Bunun sonunda da hastalıklar oluşuyor.Geri dönüşüm olarak bilgiler resetlenmiyor anısal hafıza doluyor ve boşalmadığı için yeniyi koyacak yer kalmıyor.Sonra psikolojik hastalıklar oluşuyor.Psikolojik hastalıkların oluşmasının sebebi yanlış yada eksik bilinçaltı kodlamalardır.İnsan isterse yapamayacağı yoktur.Yani beynimiz bilinçaltı temiz olursa beyaz kağıt gibi olur ne çizersek görüntüye örüntüde de onu yaşarız.Ya doğru ya yanlış vardır beyin için.Aslında bütün sorun işaretleri okuyamamakta.Beynimizin yaklaşık %2 sini bilinç %98 inin bilinçaltı ve bilinçdışı oluşturur.Yani bilinçaltı temizliğini yaparsak beyin hep olması gerektiği gibi çalışır.
Bilinçaltı temizliği dua,yoga,meditasyon,zikir,doğada yürüyüş gibi birçok yöntemlerle yapılır.Bilinçaltı beynimizde o kadar çok yer kaplar ki,Beyin ne kadar saf,beyaz ve sade olursa etraftaki renkleri de o kadar güzel ayırt eder.Tüm farkındalık o zaman oluşur.Beyin,evren ve bilgisayar hepsi'evet'komutuyla çalışır.O yüzden hep güzel olumlu düşünmeliyiz.Aslında her şey ve herkes fraktal bir döngüde ilerliyor evrende.Evrende boşluk yoktur,tesadüf yoktur,hiçbir anın tekrar yoktur.Zaman kavramının göreceliliğini çözen insanlar beynin yapısını ve çalışma ilkesini daha kolay anlar.
İnsan beyni yaşamaya karşı direnmek için ihtiyaçlar listesiyle doludur.Hepsi illüzyondur ,öğrenilmişlik çaresizliktir.Yaşamak için suya,havaya gerçek özümüzden başka hiçbir şeye ihtiyacımız yok aslında.Bunu anlamak beynin nöron ağlarının karışıklığının anlamaktan daha kolaydır. Amigdala bölgesi neden karanlık anda aktif oluyor,çünkü hiçbirşeye ihtiyaç olmayınca çalışıyor.İnsanın bunu anlaması bile beynin çalışma kapasitesini artırmaya yeter.Çalışma dinamiğini bul,içindekini dinamiti söndür.Ümitler ve hayaller duygula çalışır,transa geçer yani özümüzün sadece sevgiye ihtiyacı vardır.Neyle var olduysak onla yok oluruz.Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?Bazen bilmemek bilmekten daha çok işe yarıyor.
Beyin orta bölgesinin aktif olmasıyla oluşan duygusallık,bilinç düzeyinin azalmasıyla eşdeğerdir.Duygularda artış olunca bilinç düzeyinde azalma olur.Aklın-yükselen bilincin tatlı meyvelerinden biri de ilhamdır.Her beyin sahip olduğu yeteneği ölçüsünde üretim sağlayabilir.Bunun için beyin dengede ve zihin rahat konumda olmalıdır.Akıl tarafından belleğin kullanımı sınırsızdır.Çünkü bilinç sınırsızdır,insan isterse doğum anını bile hatırlayabilir.Çünkü bilgiler kayıtlıdır.Sınırı belirleyen bilincin düzeyidir.Duyguların da enerjisi vardır. Bu nedenle aklımızı en iyi düzeyde kullanmak için yeni duygular üretmemek ve duygusal enerjilerden arınmak gerekir.Arınmak dediğimiz kavramda yukarıda bahsettiğim gibi bilinçaltı temizliğidir.Bilinçaltını yoğurt kovasına benzetirsek üstündeki kaymak bilinç seviyesidir.Yani beynimizin çok büyük alanını bilinçaltı veriler,bilgiler doldurur.
Akıl sonradan öğrenilen bilgilerdir. Havadaki toz parçacıkları gibi düşünebiliriz. Bilinç ise akıldan çok farklıdır. Orası saf bilinçtir,orası saf ışıktır,çevresel faktörlerden etkilenmez.Öldükten sonra da bizimle bir olacak olan saf bilicimizdir. Saf bilincimiz içimizdeki çocuktur,onun hep canlı kalmasıdır.Bu dünyadaki yaşamımızda bilincimiz için 70 yıl sarayda yada zindanda yaşamamızın bir önemi yoktur.Saf beyin dinamiği için saf bilincimizi kullanmalıyız.Bilincimizin beslendiği tek kaynak da özümüzdeki sevgidir,koşulsuz sevgidir.Bu dinamiğin frekansı çok yüksektir. Var olan her şey bir üst seviyeye geçmek ister.O yüzden beynimizin güzel çalışması için dışarıyı değil bilincini aktive et.Evren bizim içimizde o yüzden bilincimiz değişirse dünyamızın da değiştiğini göreceğiz.Her şey enerjidir. Vantilatör yavaş dönünce arada boşluklar var,hızlı dönünce bir arada gibidir.O yüzden bilincimiz de bu şekilde enerji frekansıyla çalışır.Yavaş ve hızlı çalışma durumuna göre frekansımız oluşur.Cep telefonu,radyo gibi araçların yaydığı frekanslarla çalıştığını biliriz ama göremiyoruz.Bizim beynimizdeki bilincimiz de aynı şekilde frekans üretir,biliyoruz ama göremiyoruz.Bilince ne ekersek onu biçeriz. Bu yüzden Allah ne istiyorsanız vereceğim diyor.
Allah'ın hazinesini bir havuz olarak düşünürsek kuyuya herkes bir kova salar içine isteğini koyar ama geri çıkartamaz.Bu geri çekilememesinin sebebi ise bizim sahip olduğumuz kalıplar,yargılardır.O yüzden bu kodlamalardan ,öfke,nefret,kıskançlık gibi özelliklerden kurtulmalıyız.Diyafram sertken öfkeli oluruz,diyafram yumuşakken sakin oluruz bebek gibi.Ölen bir kişi serttir.Yargılamamanın en güzel yolu doğru nefes almaktır.Çok değerli olan nefes bu kadar ucuz olarak vermiş yardan bize.Biz de kıymetini bilmiyoruz.
Bilinç biz uyurken de var ve çalışıyor,ama biz uyurken bilinci kontrol edemiyoruz.Ne kadar çok şükredersek sahip olduğumuz bilinç seviyesini o kadar arındırmış ve yükseltmiş oluruz.Bilinç ve ruh=öz tüm evreni görür ama kendisini göremez.İnsan bir aynadır üstü tozla kaplı olursa kendini göremez.Beş duyudan gelen veriler tozlardır ve aynada kendimizi görmemizi engelleyen budur.
Frontal beyin yaratıcı beyindir ve tüm beynin fonksiyonunun %40'ına sahiptir.Zihin beyinde eylem olarak algılanır.Beynin dili düşüncelerdir.Bedenin dili ise duygulardır.Bilgi zihin için gereklidir;beden için ise deneyim gereklidir.Bilgi zihinde harmanlanır;deneyim bedende harmanlanır ve son olarak da ruh bilgeliğini yaşar.
Yorumlar
Yorum Gönder