ZİHİN TANIMA SANATI
ZİHİN TANIMA SANATI
Ruh-rah-ferah birbirini tamamlayan sözcüklerdir.Kendini ferahta bulduğun an ruhunu yani yaşadığıını hissedersin.Ruh ve madde birbirinden ayrılmaz bütün birbiri içinde anlam bulunca bedenleşir ,insan olur.Ne kadar çok bilgiye sahipsek ruhun bilgiye açlığı o kadar artar.Çünkü içinde zihini barındırır.Zihin sürekli her şeyi sebep-sonuç ilişkisi içinde incelemek ister.Boşta kalmayı sevmez.Boşta kalınca yanlış yada eksik kodlamalar yapar ve bedende hastalığa dönüşür.Bu yüzden zihin in gibi çok derinlerde arar gerçekliği.Sığ durumdaki bilgiler bazen yetersiz gelir.
Zihin Platon,Aristo ve Orta çağ filozoflarına göre 'Öümsüz ve tanrısal sayılan ruh' demektir.Modern görüşler dahil tüm araştırmalar zihni bir düşünce ve bilinç hali olarak anlatır.Zihnin işleyişi felsefi,psikolojik, nörolojik birçok disiplinle ele alınabilir.Her insan biriciktir,tektir.Ama insan beyni milyarlarca nöronlardan oluşur ve çok karışıktır.Beynin çalışmasının nasıl olduğunu anlayan nasıl yaşaması gerektiğini de anlar.
İnsan zihnini anlamak çok zordur.Beyinle aynı şey değildir.Çevre içinde deneyim ile elde ettiğimiz bilinç haline zihin deriz.Zihnin o yüzden belirli bir tanımı yoktur.Yıllar önce Descartes'in dediği gibi'Düşünüyorum;o halde varım'dır.Yani zihin ve bedenin ayrı kavramlar olduğunu ortaya koymuştur.Varoluşumuzun sırrı bu bedenimizde değil,düşüncelerimizde gizlidir.Zihin sürekli 'Ben kimim'sorusunu sorar.Aslında biz ruhlarımızın beden kıyafeti giymiş halleriyiz. Diğer durumlar dünya yaşamımızda kazandığımız etiketlerdir. Uykuda ve uyanık olma durumuna göre beynin bilinç hali oluşur.
Edgar Cayge der ki'Yıldızların iradesi yoktur,ancak insanın iradesi vardır.Şuurlu olanlar,yıldızları etkiler.'Ruhumuz bilincimizin özüdür.Zihin sürekli sebep-sonuç aramaktan kurtulursa yani dualiteden kurtulursa saf bilinç devreye o zaman girer.Yaşar Kemal der ki'İnsan dünyada yüreği kadar yer kaplar'.Aslında insan dünyada zihni kadar yer kaplar.
İnsanlık ilk varolduğu günden bu yana sürekli ölümsüz olmak ister bunun için ibadetler yapar,ibadetler; ububiyet , edebiyete götüreceğini düşünür.Bunun için zihnin tezahür ettiği bilgi doğrultusunda insanlık çalışmalar yapar.Bilim adamları bu ölümsüzlüğü süreksizlik olarak isimlendirmiş ve araştırmalar yapmıştır.Süreksizliğin beş temel özelliğinden bahsederler.Birincisi;'Süreksizlikte enerji yoktur'Yani madde bilincimizdedir .Bilinç olmadan varlık karışık bir kuantum çorba olurdu.Evreni var kılan'bilinçteki seçim'dir.Süreksizliğin ikinci özelliği;'sınırsız ilişkili,herşeyle ilişkiliolmasıdır.'Bunun adı 'dolanıklılıktır. Tasavvuftaki adı tevhiddir,cem olmaktır.Üçüncü özelliği ise;belirsizlikle beraber hızla çoğalmasıdır.Yani doğa yasalarının en temel seviyede hesaplayamayız.Bu durumdan Einstein rahatsız oldu ve şunu dedi'Tanrının evrene zar attığını düşünmüyorum.'Bunun ayet karşılığı da şudur:'Siz bilemezsiniz,Allah bilir.'(Bakara-216) Dördüncü özellik:atom altı parçacıkların,bir yerden bir yere aradaki boşluğa girmeden hareket etmeleridir'Bu 'kuantum sıçrama'diye adlandırılan özelliktir. Tayy-ı zaman ve mekan bu özelliğin tezahürüdür.Ve beşinci özellik:'gözlemci etkisidir'Bilim adamlarının ortak kanısı şudur ki;bilinçli varlık evrene bakmadıkça,fiziksel evren var olamaz.Evrene bakmazsanız o titreşim olarak kalır.Bu konu Kuran'da şöyle bildirilir:'Sen olmasaydın Ey Muhammed,alemleri yaratmazdım'manasında bildirilir.Bilim adamları 'Önsezileri güçlü varlıklar,bilinçli birimler bakmadığında evren var olamaz !'diyor.
Önce kelam vardı;İncil...'Ol' der oluverir Kuran.O açıdan evren,7 temel gezegenin notasından oluşan bir aşkın müziktir. 5 tane de ara nota vardır:bunların toplamı 12'dir. 7 Nefis mertebesi,5 tane de alem vardır.Şimdi bunları inceleyelim .Mümin'ün süresi 17. ayette' Andolsun biz O'nun üstünde 7 yol(yörünge)yarattık'der.Bunlardan 1.fizik bedendir;şehadet alemi ve ay menzilindedir.İkincisi 'eterik beden'dir;misal alemi ve merkür menziline bakar.Üçüncüsü 'astral beden'venüs ve sevgi menzilidir. Dördüncü 'zihinsel beden'dir ve güneş menziline bakar.Beşincisi 'spritüel boyut' ;melekut alemi ve mars menziline bakar.Altıncısı kozmik beden;ceberrut alemi ve jüpiter menziline bakar.Yedincisi ' nirvanik beden'; hahut alemi ve satürn menziline bakar.Bu gezegenlerin hepsi bir ahenk içinde çalışarak kürelerin müziği oluşmaktadır.Artık kendi şarkını yazıp söylemeye başlayabilirsin(Kürelerin müziği kitabından alıntıdır)
Bu bilgilerden yola çıkarak 4.beden olan Güneş menzili üzerindeki zihinsel bedenimizden bahsedelim.Zihin bu konumda yani Güneş menzilinde tam anlamı ile yaratıcı konumundadır.Kişisel geçmişine ve geleceğine gidebilir.Kişi bu bilinç katmanında tam bir özgürlük içindedir.Düşünceler anında gerçekliğe dönüşür.Yüksek bilinç ve şuur hali söz konusudur.,
Tüm evrendeki çalışan sistem ,matematik o kadar güzel hazırlanmış ki bunu algılamaya başladığında artık hazırsın demektir,yaşamındaki zorlu sandığın yollar kolaylaşır,hızır sana gelir,herşeyin bir anda oluşmaya başladığı gerçekliği kavrarsın.Artık bizden istenen gerçek özümüzdeki sevgiyi Güneş gibi evrendeki tüm canlılara eşi dağıtmaktır.Zihnin karanlık gürültülü hallerinden kurtulmaktır.Mağaradan çıkmaktır.Zihin tam olarak beyin değildir;beynin ilahi öz varlığa olan teslimiyetidir.
Ruh-rah-ferah birbirini tamamlayan sözcüklerdir.Kendini ferahta bulduğun an ruhunu yani yaşadığıını hissedersin.Ruh ve madde birbirinden ayrılmaz bütün birbiri içinde anlam bulunca bedenleşir ,insan olur.Ne kadar çok bilgiye sahipsek ruhun bilgiye açlığı o kadar artar.Çünkü içinde zihini barındırır.Zihin sürekli her şeyi sebep-sonuç ilişkisi içinde incelemek ister.Boşta kalmayı sevmez.Boşta kalınca yanlış yada eksik kodlamalar yapar ve bedende hastalığa dönüşür.Bu yüzden zihin in gibi çok derinlerde arar gerçekliği.Sığ durumdaki bilgiler bazen yetersiz gelir.
Zihin Platon,Aristo ve Orta çağ filozoflarına göre 'Öümsüz ve tanrısal sayılan ruh' demektir.Modern görüşler dahil tüm araştırmalar zihni bir düşünce ve bilinç hali olarak anlatır.Zihnin işleyişi felsefi,psikolojik, nörolojik birçok disiplinle ele alınabilir.Her insan biriciktir,tektir.Ama insan beyni milyarlarca nöronlardan oluşur ve çok karışıktır.Beynin çalışmasının nasıl olduğunu anlayan nasıl yaşaması gerektiğini de anlar.
İnsan zihnini anlamak çok zordur.Beyinle aynı şey değildir.Çevre içinde deneyim ile elde ettiğimiz bilinç haline zihin deriz.Zihnin o yüzden belirli bir tanımı yoktur.Yıllar önce Descartes'in dediği gibi'Düşünüyorum;o halde varım'dır.Yani zihin ve bedenin ayrı kavramlar olduğunu ortaya koymuştur.Varoluşumuzun sırrı bu bedenimizde değil,düşüncelerimizde gizlidir.Zihin sürekli 'Ben kimim'sorusunu sorar.Aslında biz ruhlarımızın beden kıyafeti giymiş halleriyiz. Diğer durumlar dünya yaşamımızda kazandığımız etiketlerdir. Uykuda ve uyanık olma durumuna göre beynin bilinç hali oluşur.
Edgar Cayge der ki'Yıldızların iradesi yoktur,ancak insanın iradesi vardır.Şuurlu olanlar,yıldızları etkiler.'Ruhumuz bilincimizin özüdür.Zihin sürekli sebep-sonuç aramaktan kurtulursa yani dualiteden kurtulursa saf bilinç devreye o zaman girer.Yaşar Kemal der ki'İnsan dünyada yüreği kadar yer kaplar'.Aslında insan dünyada zihni kadar yer kaplar.
İnsanlık ilk varolduğu günden bu yana sürekli ölümsüz olmak ister bunun için ibadetler yapar,ibadetler; ububiyet , edebiyete götüreceğini düşünür.Bunun için zihnin tezahür ettiği bilgi doğrultusunda insanlık çalışmalar yapar.Bilim adamları bu ölümsüzlüğü süreksizlik olarak isimlendirmiş ve araştırmalar yapmıştır.Süreksizliğin beş temel özelliğinden bahsederler.Birincisi;'Süreksizlikte enerji yoktur'Yani madde bilincimizdedir .Bilinç olmadan varlık karışık bir kuantum çorba olurdu.Evreni var kılan'bilinçteki seçim'dir.Süreksizliğin ikinci özelliği;'sınırsız ilişkili,herşeyle ilişkiliolmasıdır.'Bunun adı 'dolanıklılıktır. Tasavvuftaki adı tevhiddir,cem olmaktır.Üçüncü özelliği ise;belirsizlikle beraber hızla çoğalmasıdır.Yani doğa yasalarının en temel seviyede hesaplayamayız.Bu durumdan Einstein rahatsız oldu ve şunu dedi'Tanrının evrene zar attığını düşünmüyorum.'Bunun ayet karşılığı da şudur:'Siz bilemezsiniz,Allah bilir.'(Bakara-216) Dördüncü özellik:atom altı parçacıkların,bir yerden bir yere aradaki boşluğa girmeden hareket etmeleridir'Bu 'kuantum sıçrama'diye adlandırılan özelliktir. Tayy-ı zaman ve mekan bu özelliğin tezahürüdür.Ve beşinci özellik:'gözlemci etkisidir'Bilim adamlarının ortak kanısı şudur ki;bilinçli varlık evrene bakmadıkça,fiziksel evren var olamaz.Evrene bakmazsanız o titreşim olarak kalır.Bu konu Kuran'da şöyle bildirilir:'Sen olmasaydın Ey Muhammed,alemleri yaratmazdım'manasında bildirilir.Bilim adamları 'Önsezileri güçlü varlıklar,bilinçli birimler bakmadığında evren var olamaz !'diyor.
Önce kelam vardı;İncil...'Ol' der oluverir Kuran.O açıdan evren,7 temel gezegenin notasından oluşan bir aşkın müziktir. 5 tane de ara nota vardır:bunların toplamı 12'dir. 7 Nefis mertebesi,5 tane de alem vardır.Şimdi bunları inceleyelim .Mümin'ün süresi 17. ayette' Andolsun biz O'nun üstünde 7 yol(yörünge)yarattık'der.Bunlardan 1.fizik bedendir;şehadet alemi ve ay menzilindedir.İkincisi 'eterik beden'dir;misal alemi ve merkür menziline bakar.Üçüncüsü 'astral beden'venüs ve sevgi menzilidir. Dördüncü 'zihinsel beden'dir ve güneş menziline bakar.Beşincisi 'spritüel boyut' ;melekut alemi ve mars menziline bakar.Altıncısı kozmik beden;ceberrut alemi ve jüpiter menziline bakar.Yedincisi ' nirvanik beden'; hahut alemi ve satürn menziline bakar.Bu gezegenlerin hepsi bir ahenk içinde çalışarak kürelerin müziği oluşmaktadır.Artık kendi şarkını yazıp söylemeye başlayabilirsin(Kürelerin müziği kitabından alıntıdır)
Bu bilgilerden yola çıkarak 4.beden olan Güneş menzili üzerindeki zihinsel bedenimizden bahsedelim.Zihin bu konumda yani Güneş menzilinde tam anlamı ile yaratıcı konumundadır.Kişisel geçmişine ve geleceğine gidebilir.Kişi bu bilinç katmanında tam bir özgürlük içindedir.Düşünceler anında gerçekliğe dönüşür.Yüksek bilinç ve şuur hali söz konusudur.,
Tüm evrendeki çalışan sistem ,matematik o kadar güzel hazırlanmış ki bunu algılamaya başladığında artık hazırsın demektir,yaşamındaki zorlu sandığın yollar kolaylaşır,hızır sana gelir,herşeyin bir anda oluşmaya başladığı gerçekliği kavrarsın.Artık bizden istenen gerçek özümüzdeki sevgiyi Güneş gibi evrendeki tüm canlılara eşi dağıtmaktır.Zihnin karanlık gürültülü hallerinden kurtulmaktır.Mağaradan çıkmaktır.Zihin tam olarak beyin değildir;beynin ilahi öz varlığa olan teslimiyetidir.
Yorumlar
Yorum Gönder