İLİM=BİLİM-SANAT=FELSEFE

 İLİM=BİLİM-SANAT=FELSEFE
       
              Günümüzde kamil insan ismi yerini daha çok kozmik insan kavramı almaktadır.Kamil insan olma yolunda geçirdiğimiz tekamül sürecinde hepimiz farklı sahneler yaşarız.Kayıt altına alınarak yaşadığımız hafızanın farkına yaşarken varmıyoruz.Bunlar belli sürede insanlar bu hayattta sahip olmak istediği ilme bilim,sanat,felsefe yoluyla olur.Bu hayatta örneğin Yunus Emre bu yoldaki ilime aşkı arayarak kavuşmuştur.Hz.Mevlana da aynı yolda arayışla aşka vuslata kavuşmuştur.                                                                                                                                                                                     
  Mevlana kimdir? - Yeni Akit                                                                                                                                                      Hz.Mevlana ne diyor:'Ey oğul kır zincirlerini ne zamana kadar altın ve gümüşün peşinden koşacaksın?'.İçimizdeki zincirleri kırmak için yürüdüğümüz hayat yolunda rasyonel düşünme yetisi yüksek olanlar bilim sayesinde;sanat yetisi yüksek olanlar da ressam,müzisyen gibi mesleklerde ilmi inşa ederler;sorgulama yetisi yüksek olanlar da felsefe alanında filozofları ve mitolojik olayları araştırarak istedikleri ilme ulaşmaya çalışırlar.Sanat kalbi inceltir,ruhu naifleştirir,daha estetik bir bakış açısın sahip olmamızı sağlar.O yüzdendir ki hiçbir sanatçı kolay kolay alzhemier,şizofren gibi psikolojik hastalıklara yakalanmamıştır.Felsefe de ise her filozof sorgulamıştır,Ataist olanlar da olmayanlar da sürekli bir arayışta hep o yolda çaba vermişlerdir.Yani dualite sisteminde herşeyin içiçe olduğu sistemde birşeye yok demek için önce varlığııını görmek lazımdır.bu yaşamlarının zorlu süreçlerinde kitaplarını ,tezlerini yazmışlardır.
                Tasavvufta ise ilim sohbetleri dört aşamada olur:su;süt,şarap ve bal tadında geçen sohbetler;şeriat,tarikat,hakikat,marifet olarak isimlendirilir.
                Mitolojide hava,toprak,su,ateş olarak oluştuğumuz bu dört element insanı oluşturur.Yunan  ve Sümer mitolojilerinde bunlar tanrılar olarak anlatılır.Olayları yaşadığımız dönemleri anlamak için bütüncül bakarsak daha iyi sonuçlar elde ederiz.
                Felsefede ise Sokrates herşey yerdedir der,Eflatun (Platon)ise herşey göktedir ;herşey ideadır(ideallerdir)der,Eflatun'un hocası Aristo ise'evrenin etkin sebebi ilk hareket ettirici(Tanrı'dır)der.Maddi sebebi ise maddedir(su,ateştir)Formel sebebi Tanrının varlıklara verdiği şekillerdir der.Yani bedenin formunu verern ruhtur'der.Evrenin oluşum amacı Tanrı'ya doğru gitmek ve o'nun gibi mükemmel olmaktır'der.
                  Bilgiyi aramak için sunulan sınırsız kaynağın olduğu şu evrende,herşey iç içedir.Dualite hep bizi sınırlandırır.Olaylara,algılara taraflı bakmamızı 180derece bakmamızı sağlar.oysa ki bütün 360 derecedir.taraflı olmamak için ayakta durabilmemiz için dünyanın merkezinde olmalıyız.O zaman canlı,dirençli oluruz.Merkezde olmak demek ölçülü,dengeli ve uyumlu olmak demektir.Bunun için de düzenli yaşamalı,kendi özgürlüğümüze kavuşmak için kendi özümüzü bulmalıyız.O zaman keimelere çok da yer kalmaz şu hayatta.
                 Bilginin efendisi olmak için çalışmanın kölesi olmak gerekir.Kendi öz gerçeğimizi bize bir müneccim yada sihirbaz bildirmeyecek,biz kendimiz bulacağız.Bu yüzden yılmadan çalışmalıyız,Çalışmak en büyük ibadettir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SEMBOLLER,SAYILAR VE HARFLER

KENDİNİ TANIMA SANATI

ÖZDEĞİŞİM