Kayıtlar

Eylül, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YOLCU

Sendeki gül Bende kül oldu Sendeki gün Bende kün oldu Yaradan geldi Yaralar ondan geldi Geldi üst üste Geldi geldi Senden gelen bana geldi Benden giden hep yolcuyla Artık tüm yolcular Sende hapis kaldı

YAĞMUR

Niye yağıyorsun yağmur İçimdeki ızdırabı durdur Yağ da Tuzu ol yüreğimin Gelsen de yağsan da Açacak tomurcuk olsan da Gülsen de sevsen de Her şey sende gülecek Yağsan da yağmasan da Kalpteki sızıya kansan da İçimdeki yarayı Ancak yağmur sardırır

AKŞAM YILDIZI

Akşam olur kuşlar arar yuvayı; Devran olanlar kalır havada Yar uykuda ben yine pencerede Adım adım atar geçer neylerim Sen varsın her şey var Yokluğunda inan bana her yer dar Püskül püskül örer yuvayı saçlar İçer geçer döşerim bu yolları Akşamın karanlığı yıldızı deler İçimdeki korlar pervane eyler Sen beni ben seni ararken Saat aynı yerde durar...

ÖZÜMDEKİ SEN

Kanımdaki canımda Canımdaki sevginde Her anım Senden kalan gizemde Gizlisin özümdesin Şarkıların sözündesin Öyle güzelsin ki Hayalden öte gözümdesin İlk cemrenin düştüğü Gönlümün düşlediği Kalbimin üşüdüğü Aklıma düşen cennetimsin Hakkını bilemedim Kıymetlim diyemedim Her anım ı ben Hep seninle diledim

RÜYAM

En gerçek rüyamdın Vazgeçmeyecek gayemdin Fırtınalar esince Kaldın sessizce Büyük sevdamdın Sıcacık yuvamdın Şimdi el oldun Geçen bir yel oldun Duygularım taşkındı Sana karşı aşkındı Sevgin coşkundu Aşkım sana karşındı

KASIMDA AŞK

Kasımda kasılmadır aşk Aralıkta aralanmadır Ve aşktaki Meşakattir şefk... Dünyada aşkımdın Rüyada şarkımdın Artık nakaratımsın Büyülendiğim gerçeksin Aşkının sarhoşuyum Gecenin nahoşuyum Sesindeki boşluğum Hiç geçmeyecek sarhoşluğumsun

OLDUKÇA

Hayatın anahtarı sihirse Bunun sırrı gözlerinde ise Bir bakış ile kilit açılırsa Budur doyumsuz sevgi kuşağı Sevgiyi sana sundukça Sana doğru sevgi ekdikçe En derin hayatı umdukça Yaşam kaynağını buldukça Maziyi senden sildikçe Sevgi pınarım sen oldukça Azim anahtarım oldukça Nadide bir ömürsün...

ŞAFAK TÜRKÜSÜ

Adını şafağa yazdım Gün doğumuna kazdım Seni aradım durdum Yarimi yazımda buldum Gülüşünü özledim Gözlerini aradım Baktığım her şeyde Parçan vardı ey sevgili Sen tomurcuk idin Yanamayan köz idin Kıvırcıktı saçların Kahve tadıydı gözlerin Seni dağlara yazdım Balık ağlarında aradım Kördüğüm oldu gözlerim Hayalimde özlemin...

AĞLAMAK İÇİN

Ağlamak için gözlerden yaş mı akmalı Dudaklar gülerken kalpler ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı Çirkin yüzlere kalp bağlanamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı Tomurcuk gülü dalında solamaz mı? Öldürmek için hançer mi kullanmalı Gülüşle silah bakışlar hançer olamaz mı?

Sonsuz Sevgi

Sevmelerin adı sonsuzluk Sonsuzluğun tadı onsuzluk Ne sona kal ne ona kal Ortada yandığın aşka dal Her şey seninle başlar Emeğini gözyaşına saklar Bir başlarsın bir saklarsın Sır sevgini tadarsın içinde Yürek savaşı mı Onur savaşı mı Bilemezsin savaş mı Neylersin savaşı,gözyaşını Direnemezsin yarına Dayanamazsın geride kalan yanına Bir dalar bir ararsın Sevdiğin günlere yanarsın Ne yanına alabilirsin Ne yarına kalabilirsin Her şey boş,geçmiş hoş Hayallerle sarhoş olabilirsin

BİR EYLÜL MESELESİ

Hayatta sayılı günlerden biriydi.Eylülün sıcak bir gün arefesinde herşey toz duman iken birbirini andırmayan günler yaşıyordu .Kızın adı da Eylül dü.Eylül çok acılar yaşamış,tüm acılarını okuma ilim hırsına bırakmıştı.Her şey senaryo gibiydi hayatında.Bir yandan ilim okuyordu bir yandan hayata dokunuyordu.Her şey bir hıdırellez günü dilek ağacına yaptığı dua ile dileğe dönüşmüştü.Dileği şu idi'Allahım aşkından yanmak istiyorum'.Çok yanlış bir duaydı belki ama bilemedi o an için doğruluğunu.Açık olan bir kız olmasına rağmen ertesi gün kapandı ve yeni hayatına tamamen farklı bir imaj ile girdi.Görünmeyen dünyayay adadı kendini.İbadette dibe vurmalar,oruçlar,esmalar,zikirler,osmanlıca ,arapça eserler bir çok şeyi aynı anda öğrenmeye çalışıyordu.Günler günleri kovalıyordu.O ise kendini kovalıyordu ve arıyordu.Bu acı hayatın ortasında tutunacağı tek dal olan Allahın ipine islama dimdik sarılmaktı dileği.Günlerce yoğun çalışmalar gezmeler okumalar bünyesini gün be gün eritiyordu.Üst ...

ACI HAYATIN EŞİĞİ

Hayat mı acı biz mi acıtıyoruz?Bazen insan kendi hayatını karartır.O yüzden yaşarken çok kararsız anlarımız olur.Biz hayata ne veriyoruz bazen hayat bizden neleri alıyor?bu sorular cevapsız kalır.Bazen daha fazla gelir herşey,yüzüne bakmak istemez yaşam.Hayatın bize verdiği anlam azalınca her şey ağır gelir.Deli gibi bağırmak istersin,hayatının kaçınılmaz gerçeklerini görmek uzun ömür imtihanla geçer. Acıdan geçmeyen hayat biraz eksiktir.Tam oldum diyemezsin ölmek demektir.Bu hayatın tablosunu elindeki boya fırçalarıyla tamamlamaya çalışırken hayatın maceraya döner.Renkler konuşur,sen susarsın.Acı tatlı her bir eşikten seslenir sana. Bazen dip yaparsın bazen tavan yapar duygular.Ama aslolan dengeli duygu eşiğinde kalabilmektir.Her duygu yaşanmadıkça içerde birikir.Bunu bir esere dönüştürerek haykırmak gerek bazen.İçin yanar,duyguların kanar.Sen bütün olanları izlersin sadece.Dudakların gülmeyi unutur,sevmek ister,kalbin acılardan kaçmak ister.Gönül aynanı bulup kanatlanmak lazım.Hay...

Ayrılık

Her ayrılıkta bir öz biter,bir göz başlar.Bu hayatın vazgeçilmezi ne varsa her an sınavdayız.Her şey içerde derinlerde yaşanırken,her şey kor gibi yakar gönlünü.Yürekteki gönül yarasını söndürecek çok az ilaç vardır.O da gönlün kendisidir.Hep en derinden yanarız.Kişilik mi dişilik mi?diye sorarasak dişiler duygularıyla erkekler daha çok mantıklarıyla yaşarlar ayrılıkları.Belli olan gerçeklik içerden gelen gözyaşının namlunun en ucundaki kurşun gibi olmasıdır biraz.Her ayrılık sonunda oluşan bir meyve vardır.Bu gönül meyvesinin adı sabırdır,zamandır.İlaç olabilmek acılara zordur,ilacı zamandır.Karşılıklı olmayan sevgilerin sonu bazen yakın bazen uzaktır.Ayrılık meyvesi çok acıdır ama insanı dirilten acılar insanı daha güçlü ve daha olgun yapar.Her mevsim bir yaşansada bahar ayrılıkta çok kez yaşanır.Gözyaşları yağmur gibi damlar insanın gözünden.Mum yanar,dibine ışık vermez.Güzel olan her şey gizli kalır ayrılık penceresinde.Her şeye karışan bir olmada savaşan gönüller ...

AY IŞIĞIM

Yıllardır aradım Neredeydin ey sevgili Ömre değersin Hayalime yetersin Bu ne keder Mutluluk ederimsin İki sözün arasında Her anın ortasındasın Gözyaşımdaki sevinçsin Ecel mi ecir mi Belli ki de herşeysin Ömrüme değeceksin Ay ışığımsın Gönül aşığımsın Canımın parçasısın İyi ki Varsın

AŞKA AŞIK OLMAK

 İnsan ruhu sonsuzdan beri arayış içindedir.Nasıl bir insan susuz yaşayamazsa aşksız da yaşayamaz.Dansın ,şansın armonisi aşkın gizemi içinde saklıdır.Öyle bir an ki geçip gitse de akıl hep bu durumda kalbin önünde eğilmek ister.İnsan kendi aşkına kavuşursa susuzluğu da biter.Delilik ve velilik nasıl bir çizgi ile ayrılırsa aşksız ruhlar da mutsuzdur.Geleceğe hep endişeyle bakarlar.İlk önce kendimizi aydınlatırsak kendimize olan aşkımızla yoldakilere de ışık oluruz.Aydınlanma ile aşk ile yaşamak insanı ölümsüzlük iksirine kavuşturur.Onu bulunca başka bir şey istemiyor insan.Adımıza yaşatılan bu hayatta her şeyi çözmek bizim elimizde.Aşk yaşanırsa insanı bütününe sarmalı yarım bırakmamalı .Nasıl bir aşk ise sonuna kadar o yolda olmalı,sadık olmalı,fedakar olmalı aşık insan.İnanarak yaşanılan hayatta mutsuz olunmaz kolay kolay.O yüzden aşkı aşk gibi yaşamak da bize bağlı aşkı şizofren yapmak da bizim elimizde.Parçalarımızı toplayarak yaşanmalı,dağıtarak yaşanmamalı... Ömürlük hayatım...